8 Eylül 2014 Pazartesi

Sol Yanım

Ben senin gözlerine bakamam, her göz kırpışında kirpiklerine kendimi asmak isteği kaplar içimi. Boğulmaktan korkarım derinliğinde.
Eğer gelirsen, hiç bırakmamak için tutarım ellerini, sana en naif halimle yaklaşırım. Düşecek olursan, kendime çekerim boğulduğun karanlıktan ruhunu, en derinimde saklarım. Sana zarar gelmesin isterim, kimse kırmasın seni.
Sen uyurken odadan çıkarım, ilk başta tahtalar gıcırdar belki ama zamanla öğrenirim doğru olanları, sessiz sedasız en sevdiğin kahvaltıları hazırlarım sana. Evi kızarmış ekmek kokusu sarar. Masada iki tane çay bardağımız olur, bu mutluluk demektir. Boynundan öperek uyandırırım seni, günüm aydın olur böylece. Ve ben bunu yapmaktan hiç bıkmam. Her sabah sana uyanmaktan hiç bıkmam.Gecenin efkarında boğulursan, en güzel rakı sofralarını kurarım sana, dostun olurum istersen, gün doğana kadar dinlerim senin içini yakan geçmişini. Böylece yarınım olursun, dünün yaralarını sararım en naif halimle.En sevdiğin şarkıları söylerim sana, bildiğim her şeyi öğretirim, hiç sıkılmadan. Sana kitap okurum, dudaklarım kuruyana kadar. Mutlu sonla biten hikayelerden bahsederim.Eğer sıkılırsan kimseye aldırmadan saçmalayabilirim, sırf sen gülümse diye. En güzel sokaklarda yürürüm seninle. Ellerim saçlarının ipeğinde dağılırken uyuyakalırsan, gün doğana kadar izlerim masumiyetini.
Duşa girdiğinde, havlun ellerimin arasında seni bekleyen kişi olurum. Yağmur yağınca dans edişini izlerim, yağmur damlaları cop darbeleri gibi tenimize düşerken öperim boynunun kıvrımından, avuç içlerinden.Gözlerine bakamam ama, her bakışın için yüzlerce satır yazabilirim. İsmini solmuş defterlere sayıklattıkca mürekkep gördüğü suretten utanır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder