12 Eylül 2014 Cuma

Şimdilik Deniyorum

Yeniden sevmeye çalışıyorum şu zamanlar. Heveslenmek istiyorum farklı birine yeniden. Unutmaya çalışıyor gibi görünmüyorum, unutmaya çalışıyorum seni gerçekten. ''Boş ver sen daha iyilerine layıksın'' diyen dostlarımın söyledikleri bir kulağımdan girip diğerinden çıkmıyor artık. Beynimde yankılanıyor uzun uzun. Evet ''ben daha iyilerine layığım'' diyorum sürekli tekrar ederek. İnanıyorum en iyisi de bazen buna. Güveniyorum kendime artık hiç olmadığı kadar. 
Seninle anılarımızın olduğu sokaklardan geçip kendime acı çektirmeyi bıraktım, farklı sokaklar keşfediyorum evimin yoluna çıkan. Önüme engeller çıkmıyor artık, karşıma çıkmıyorsun gülümsediğim bir zamanda boğazımda düğümler yaratarak. Aşk kelimesi artık seni ifade etmiyor benim için. Aşk demek; yeniden yaşayabilir olmak, hayata kaldığım yerden devam etmek, hatta yeniden doğmak demek artık. 
Aşık olmaya çalışıyorum, günün 24 saati seni düşünmek yerine. Farklı şeyler düşünüyorum. Yeni kişilerle tanışıp, hayattan zevk almaya başlıyorum yavaş yavaş eskisi gibi. Eski bir ben oluyorum eskisinden daha da yeni. Yaşadıklarımdan ders alıyorum artık. Olgun düşünüyorum, olgun kararlar alıyorum hayatıma dair. Seni gerçekten unutma kararı aldım. Gerçekten başkası olsun istiyorum artık. Şimdilik senin gibi birisini bulamadım ama; senin gibisini aramayı bıraktığım ve farklı birisine aşık olmayı başardığım gün, her şey farklı ve eskisinden daha güzel olacak. O gün sen gerçektenolmayacaksın. O gün ben yeniden mutlu olacağım. 

8 Eylül 2014 Pazartesi

Sol Yanım

Ben senin gözlerine bakamam, her göz kırpışında kirpiklerine kendimi asmak isteği kaplar içimi. Boğulmaktan korkarım derinliğinde.
Eğer gelirsen, hiç bırakmamak için tutarım ellerini, sana en naif halimle yaklaşırım. Düşecek olursan, kendime çekerim boğulduğun karanlıktan ruhunu, en derinimde saklarım. Sana zarar gelmesin isterim, kimse kırmasın seni.
Sen uyurken odadan çıkarım, ilk başta tahtalar gıcırdar belki ama zamanla öğrenirim doğru olanları, sessiz sedasız en sevdiğin kahvaltıları hazırlarım sana. Evi kızarmış ekmek kokusu sarar. Masada iki tane çay bardağımız olur, bu mutluluk demektir. Boynundan öperek uyandırırım seni, günüm aydın olur böylece. Ve ben bunu yapmaktan hiç bıkmam. Her sabah sana uyanmaktan hiç bıkmam.Gecenin efkarında boğulursan, en güzel rakı sofralarını kurarım sana, dostun olurum istersen, gün doğana kadar dinlerim senin içini yakan geçmişini. Böylece yarınım olursun, dünün yaralarını sararım en naif halimle.En sevdiğin şarkıları söylerim sana, bildiğim her şeyi öğretirim, hiç sıkılmadan. Sana kitap okurum, dudaklarım kuruyana kadar. Mutlu sonla biten hikayelerden bahsederim.Eğer sıkılırsan kimseye aldırmadan saçmalayabilirim, sırf sen gülümse diye. En güzel sokaklarda yürürüm seninle. Ellerim saçlarının ipeğinde dağılırken uyuyakalırsan, gün doğana kadar izlerim masumiyetini.
Duşa girdiğinde, havlun ellerimin arasında seni bekleyen kişi olurum. Yağmur yağınca dans edişini izlerim, yağmur damlaları cop darbeleri gibi tenimize düşerken öperim boynunun kıvrımından, avuç içlerinden.Gözlerine bakamam ama, her bakışın için yüzlerce satır yazabilirim. İsmini solmuş defterlere sayıklattıkca mürekkep gördüğü suretten utanır