Bak adam ben işimi gücümü bırakıp, seni ağladığım geceleri önüne serdim.
beni duvardan duvara her vuruşundan sonra, dudaklarımdaki kanı silip, gözyaşlarımı görmediğin gözlerime hapsedip,
seni en başından sevdim.
Ama boğazımın düğümlediği gecelerde, ve dinlemediğin, ve konuşamadığım tüm o gecelerde;
göğsümde çıkan durdurulamaz yangınlara yalvar yakar "dur" dedim.
Onlar bilmiyorlar ama,
Kapanmıyor gözlerim ve hatta bir şarkının nakaratında atmayı kesiyor kalbim. Sonu gelmiyor bazen, kafamı yastığa koyup da gözlerimi kapatamadığım gecelerin. Doğrulup sana dokunmayan parmaklarıma asıyorum kendimi. Dudaklarının birbirine değen ince çizgisine gömülüyorsun da farkında olmuyorsun.
ama üzülme adam,
sen ne yaparsan yap güneş doğuyor, öyle ya da böyle sabah oluyor.
gözyaşlarımla ıslattığım yastığım kuruyor. kaç gecedir kan ağlayan kalbin yeniden atmaya başlıyor. unutuyorsun adam, kırılan her parçanı boş veriyorsun.
affediyorsun, es geçiyorsun.
"ne olacak sanki, atlatılır" diyorsun.
sen ne yaparsan yap bitiyor gece. sor bakalım, kaç kere doğmamış güneş?
"bir daha üzülmek yok" kararlarının üzerini kaç gece örttü, bir bak.
sen bu dediklerime inanma adam, ben kendinden bile bıkmış yalancı, ben tüm kırıklarını halının altına itelemiş o küçük yaramazım.
bana güvenme, benim gibi sevme adam.
çünkü sen ne yaparsan yap o geceler geri geliyor.
sessizce akan gözyaşlarını yine siliyorsun.
yine bir gecenin ucundan sarkıtıp saçlarını “neden?” diye soruyorsun.Yeri geliyor yine yalnız kalıyorsun. Kızıyorsun kanayan avuçlarına. Bağıra çağıra kaçmak, düşe kalka sarılmak istiyorsun ona. Ağzına peçeteler tıkayıp, yine aynı şeyleri mırıldanıyorsun acılarına;
"Olsun lan, ne kaldı ki şurada sabaha."
10 Aralık 2014 Çarşamba
12 Eylül 2014 Cuma
Şimdilik Deniyorum
Yeniden sevmeye çalışıyorum şu zamanlar. Heveslenmek istiyorum farklı birine yeniden. Unutmaya çalışıyor gibi görünmüyorum, unutmaya çalışıyorum seni gerçekten. ''Boş ver sen daha iyilerine layıksın'' diyen dostlarımın söyledikleri bir kulağımdan girip diğerinden çıkmıyor artık. Beynimde yankılanıyor uzun uzun. Evet ''ben daha iyilerine layığım'' diyorum sürekli tekrar ederek. İnanıyorum en iyisi de bazen buna. Güveniyorum kendime artık hiç olmadığı kadar.
Seninle anılarımızın olduğu sokaklardan geçip kendime acı çektirmeyi bıraktım, farklı sokaklar keşfediyorum evimin yoluna çıkan. Önüme engeller çıkmıyor artık, karşıma çıkmıyorsun gülümsediğim bir zamanda boğazımda düğümler yaratarak. Aşk kelimesi artık seni ifade etmiyor benim için. Aşk demek; yeniden yaşayabilir olmak, hayata kaldığım yerden devam etmek, hatta yeniden doğmak demek artık.
Aşık olmaya çalışıyorum, günün 24 saati seni düşünmek yerine. Farklı şeyler düşünüyorum. Yeni kişilerle tanışıp, hayattan zevk almaya başlıyorum yavaş yavaş eskisi gibi. Eski bir ben oluyorum eskisinden daha da yeni. Yaşadıklarımdan ders alıyorum artık. Olgun düşünüyorum, olgun kararlar alıyorum hayatıma dair. Seni gerçekten unutma kararı aldım. Gerçekten başkası olsun istiyorum artık. Şimdilik senin gibi birisini bulamadım ama; senin gibisini aramayı bıraktığım ve farklı birisine aşık olmayı başardığım gün, her şey farklı ve eskisinden daha güzel olacak. O gün sen gerçektenolmayacaksın. O gün ben yeniden mutlu olacağım.
8 Eylül 2014 Pazartesi
Sol Yanım
Ben senin gözlerine bakamam, her göz kırpışında kirpiklerine kendimi asmak isteği kaplar içimi. Boğulmaktan korkarım derinliğinde.
Eğer gelirsen, hiç bırakmamak için tutarım ellerini, sana en naif halimle yaklaşırım. Düşecek olursan, kendime çekerim boğulduğun karanlıktan ruhunu, en derinimde saklarım. Sana zarar gelmesin isterim, kimse kırmasın seni.
Sen uyurken odadan çıkarım, ilk başta tahtalar gıcırdar belki ama zamanla öğrenirim doğru olanları, sessiz sedasız en sevdiğin kahvaltıları hazırlarım sana. Evi kızarmış ekmek kokusu sarar. Masada iki tane çay bardağımız olur, bu mutluluk demektir. Boynundan öperek uyandırırım seni, günüm aydın olur böylece. Ve ben bunu yapmaktan hiç bıkmam. Her sabah sana uyanmaktan hiç bıkmam.Gecenin efkarında boğulursan, en güzel rakı sofralarını kurarım sana, dostun olurum istersen, gün doğana kadar dinlerim senin içini yakan geçmişini. Böylece yarınım olursun, dünün yaralarını sararım en naif halimle.En sevdiğin şarkıları söylerim sana, bildiğim her şeyi öğretirim, hiç sıkılmadan. Sana kitap okurum, dudaklarım kuruyana kadar. Mutlu sonla biten hikayelerden bahsederim.Eğer sıkılırsan kimseye aldırmadan saçmalayabilirim, sırf sen gülümse diye. En güzel sokaklarda yürürüm seninle. Ellerim saçlarının ipeğinde dağılırken uyuyakalırsan, gün doğana kadar izlerim masumiyetini.
Duşa girdiğinde, havlun ellerimin arasında seni bekleyen kişi olurum. Yağmur yağınca dans edişini izlerim, yağmur damlaları cop darbeleri gibi tenimize düşerken öperim boynunun kıvrımından, avuç içlerinden.Gözlerine bakamam ama, her bakışın için yüzlerce satır yazabilirim. İsmini solmuş defterlere sayıklattıkca mürekkep gördüğü suretten utanır
Eğer gelirsen, hiç bırakmamak için tutarım ellerini, sana en naif halimle yaklaşırım. Düşecek olursan, kendime çekerim boğulduğun karanlıktan ruhunu, en derinimde saklarım. Sana zarar gelmesin isterim, kimse kırmasın seni.
Sen uyurken odadan çıkarım, ilk başta tahtalar gıcırdar belki ama zamanla öğrenirim doğru olanları, sessiz sedasız en sevdiğin kahvaltıları hazırlarım sana. Evi kızarmış ekmek kokusu sarar. Masada iki tane çay bardağımız olur, bu mutluluk demektir. Boynundan öperek uyandırırım seni, günüm aydın olur böylece. Ve ben bunu yapmaktan hiç bıkmam. Her sabah sana uyanmaktan hiç bıkmam.Gecenin efkarında boğulursan, en güzel rakı sofralarını kurarım sana, dostun olurum istersen, gün doğana kadar dinlerim senin içini yakan geçmişini. Böylece yarınım olursun, dünün yaralarını sararım en naif halimle.En sevdiğin şarkıları söylerim sana, bildiğim her şeyi öğretirim, hiç sıkılmadan. Sana kitap okurum, dudaklarım kuruyana kadar. Mutlu sonla biten hikayelerden bahsederim.Eğer sıkılırsan kimseye aldırmadan saçmalayabilirim, sırf sen gülümse diye. En güzel sokaklarda yürürüm seninle. Ellerim saçlarının ipeğinde dağılırken uyuyakalırsan, gün doğana kadar izlerim masumiyetini.
Duşa girdiğinde, havlun ellerimin arasında seni bekleyen kişi olurum. Yağmur yağınca dans edişini izlerim, yağmur damlaları cop darbeleri gibi tenimize düşerken öperim boynunun kıvrımından, avuç içlerinden.Gözlerine bakamam ama, her bakışın için yüzlerce satır yazabilirim. İsmini solmuş defterlere sayıklattıkca mürekkep gördüğü suretten utanır
5 Mart 2014 Çarşamba
Nedeni Var
Nedeni yok,yalnızca tanımlamak istedim. Sıkılmadım. Yazdım.
Bazen sevgilinin dudağındadır huzur.
Bazen üst üste içilen beş bardak çayda
Bazen köprücük kemiğimde.
Bazen kitabın en sarı yaprağında.
Bazen sonu olmayan şu mavide.
Kimi zaman mavinin içindeki toz bulutunda.
Mürekkebi bitmiş dolma kalemde.
Bulmak isteyene uzak değildir huzur. Yeter ki ara.Bul.
Bazen en sevdiğin şarkının nakaratındadır huzur.
Bazen bele dolanan elde.
Bazen çılgınca esen şu rüzgarda.
Bazen sigaranın sonundadır.
Bazen bayat bir simitte.
Bazen rakı ile balık uyumundadır.
Kim bilir bir çift gördüğün saattedir huzur.
Naftalin kokan kırmızı elbisededir.
Üşenmeyen bulur,tanrıya kafa tutmadan hala yaşayan elbet huzuru bulur.
Bazen otobüsün en arka koltuğundadır.
Bazen buğulu cama yazılan iki isimde.
Bazen en sevdiğin dizinin başlama saatidir.
Bazen nefesini hissettiğin tende.
Bazen en olmadık hayaldir.
Ara ki bulasın, belki yastığın altındadır.
Gelmeyeni beklediğin pencerenin dibindedir.
Bazen sende.
Bazen bende.
Bazen ikimizdedir.
Huzur senin yanın,nefesin, dudağındır.
Hayır! Bir nedeni var.
Öptüm.
Bazen sevgilinin dudağındadır huzur.
Bazen üst üste içilen beş bardak çayda
Bazen köprücük kemiğimde.
Bazen kitabın en sarı yaprağında.
Bazen sonu olmayan şu mavide.
Kimi zaman mavinin içindeki toz bulutunda.
Mürekkebi bitmiş dolma kalemde.
Bulmak isteyene uzak değildir huzur. Yeter ki ara.Bul.
Bazen en sevdiğin şarkının nakaratındadır huzur.
Bazen bele dolanan elde.
Bazen çılgınca esen şu rüzgarda.
Bazen sigaranın sonundadır.
Bazen bayat bir simitte.
Bazen rakı ile balık uyumundadır.
Kim bilir bir çift gördüğün saattedir huzur.
Naftalin kokan kırmızı elbisededir.
Üşenmeyen bulur,tanrıya kafa tutmadan hala yaşayan elbet huzuru bulur.
Bazen otobüsün en arka koltuğundadır.
Bazen buğulu cama yazılan iki isimde.
Bazen en sevdiğin dizinin başlama saatidir.
Bazen nefesini hissettiğin tende.
Bazen en olmadık hayaldir.
Ara ki bulasın, belki yastığın altındadır.
Gelmeyeni beklediğin pencerenin dibindedir.
Bazen sende.
Bazen bende.
Bazen ikimizdedir.
Huzur senin yanın,nefesin, dudağındır.
Hayır! Bir nedeni var.
Öptüm.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
